İstatistiksel verilerle, sanki bilimselmiş gibi tüketicileri ikna çabası
İstatistiksel verilerle, sanki bilimselmiş gibi tüketicileri ikna çabası

Tüketicinin gerçek bilgiye ulaşması gereken konularda gündemi farklılaştırmak ve sanki bilimsel verilere dayanarak  iknaya çabalamak bir çeşit uyutmaktır.


Rakamlara takla attırmak, sosyal gerçeklerin tersini ispatlamaya çalışmak için bir maharet gerekmez. Bilgisiz ya da yalancı olmak yeterlidir. Zeki olsun veya olmasın normal insanlar, kötü niyetli insanların vardıkları aslı olmayan sonuçları tümüyle kabul etmeye kolayca ikna edilebilir. Temel problem , olasılık konularında sagduyu ve sezginin çok yetersiz bir rehber olmasındandır.  İstatistik aynı zamanda çok güzel bir söz sanatıdır. Kullanmasını bilirseniz çok güzel yalan söyleyebilirsiniz. Kimse de kolay kolay yalan söylediğinizi kanıtlayamaz.


 Örneğin bir seri sayılar toplulugunda serideki tek bir yüksek değer aritmetik ortalamayı saptırmaktadır. Son zamanlarda ülkemizdeki kişi başına düşen milli gelirin ortalamasının 12 000 TL olması da bunun gibi bir hesap hilesinden başka bir şey değildir.İstatistik, matematiksel yönden oldukça saglam olmasına karşın, bazı kuruluşlar kendi ideolojileri dogrultusunda insanları gerçek dışı sonuçlar için ikna çabalarına girerler. Bu caba içine giren insanların  matematik bilgileri ya cok zayıftır , ya yanlış bilgi sahibi olduklarının farkında bile değillerdir ya da niyetleri kar amaçlıdır.


 Tüketicileri yanıltan ve sakıncalı sonuçlara yol açan , istatistik uzmanlığı olmayan kişilerin istatistiksel olayları bazen bilmeden yanlış yorumlamaları çok da önemli olmayabilir. Tehlike yapılan hatalar rastlantısal değil de sistematik oldugu zaman ortaya çıkar. Bu durum tüketicilerin zamanının ve parasının yerinde harcanmamasından da kötüdür. Bu türden öznel sistematik hatalar bazen kamuoyunu ilgilendiren politikalarda ciddi sonuçlara yol açarlar. Örneğin saglık konusunda kullanılan istatistiksel hatalar sonucunda, kısıtlı olan kaynaklar,  bizi yanlış yönlendirilmiş, tümü hayal ürünü olan tehlikelerden korunmak için harcanır. Bu da ciddi kayıplara yol açar.


 İstatistiğin ve matematiğin çarpıcı bir yanlış kullanımı da gizli mesaj olgusudur. Örneğin Mısır piramitleri bu tür gizli mesajlar için en gözde avlanma yeridir. Aklınıza gelen her türlü uzunluk ve açı ve başka dikkate deger sayılar arasında örneğin pi sayısı, veya dünyanın çapı veya ayın uzaklıgı gibi sayılar arasında ilişki kurulur. Bu durum rastlantısal olan olaylar arasında çok çarpıcı rastlantılar bulmak için de daha iyi olanaklar sağlar. Böyle bir rastlantıyı bulduktan sonra , bu sütunun yüksekliğinin şu baklava biçimindeki odanın boyutuna oranı Pi’nin kareköküne hemen hemen eşit. Halbuki o dönemde Pi sayısı da bilinmiyordu! Vay canına!


 İstatistiğin yanlış kullanımının bu türünde başarının sırrı önce anlamlı sayılar üretme bahçesi oluşturmaktır. Gezegenlerin boyutları, kütleleri yoğunlukları ve bunlar arasında akla gelebilecek her türlü oranlar. Artık yalanlara hazır sayılırsınız .


 Bakın bugün bir sürü tv kanalı bu tür matematiksel rastlantılardan kaynaklanan sonuçları sanki gerçek şifrelermiş gibi ortaya atan insanları sürekli çıkartmıyor mu?...


 “Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay'a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe'deki karşılığı Ay'dır. "Ay" isimli bu sureden Kur'an'ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay'a çıkış tarihidir” !  Bu örnek de Kuran’daki şifreleri buldugunu iddia ederek kitaplarını satmaya çalışan birinden.


 Burada matematiğin sistematik olarak yanlış kullanımından kaynaklanan ciddi bir aldatmaca daha ortaya çıkmaktadır. İma edilen birtakım doğaüstü şeyler  olunca fazla üstelemeye gerek kalmadan işe basın da el atınca arkadan sansasyon gelir. Bu tür haberler basının işine geldiği için matematiksel gerçeği açıklamak istemezler. Oysa kendi evinizdeki boyutlar arasında bile gerçekten etkileyici bir rastlantı bulmanız garantidir. Yoksa evinizin yapılmasında doğa üstü güçlerin parmağı mı vardır fikrine basın da el atınca buyurun sansasyonel haberlere. Bu sayısal rastlantıların sokaktaki insanı, sık sık doğa üstü bir şeylerin var olduğuna ikna etmesinin nedeni milyarlarca anlamlı sayılar listesinin varolması ve dikkatlerin keşfedilmemiş olan rastlantı üzerine yoğunlaştırılmasıdır.


Bilgiyi akıl katında değil de inanç katında öğretiye ,doğmaya dönüştürerek gençlerin bagımsız düşünme yeteneklerini körelten bir eğitim ortamı yaratılıyor.Matematiksizlik tıpkı felsefesizlik gibi son yıllarda gittikçe yozlaşan niteliksiz öğretim düzenimizde geleceğimizi karartan en önemli sorunlardan biridir.


 Daha sayılacak çok örnekler vardır. Ancak bu kadarı da yapılan her araştırmaya, ankete ve  güya bilimsel verilere dayanarak ulaşılan sonuçlara güvenmemeniz gerektiği konusunda sizi bilgilendirmiştir.


İnsanın kimliği bir şeylere ilgi duyup sevmesiyle gelişir. Matematik insanın dogrudan akıl yürütme yeteneğini, olayları tanımlama sınıflama, ölçme ve karşılaştırma yeteneğini, dolayısıyla doğru ve sagduyulu düşünme yeteneğini geliştirir.Bu yüzden matematiğin fizik kimya vb doga bilimleriyle, anatomi, tıp gibi yaşam bilimleriyle ve istatistik ekonomi gibi toplumsal bilimlerle, sanatın bütün dallarıyla da doğrudan ilişkisi vardır. Matematiğin gelişmemiş oldugu ülkelerde demokratik kavramların tanımları doğru algılanamayacagından , ülkenin anayasası, partileri yasama yürütme organları olsa bile demokrasi meclisteki parmak hesabına indirgenecektir. Sonunda hukuk düzeni çökecektir.


 Günümüzde birçok araştırma sonuçlarının yalan yanlış bilgilerle kamuoyuna sunulmakta olduğu bir gerçektir. Burada önemli olan empoze edilmek istenen bilgiye , gerçekte hangi amaca yönelik olarak maruz kaldığınızdır. Örneğin bir anda tüm iletişim araçlarıyla domatesin saglıga çok yararlı oldugundan bahsedilmeye başlandıysa o sene üretilen domateslerin saglıga aykırı bir durumu nedeniyle ihraç edilememiş oldugu varsayımını da göz ardı etmeyiniz. Bu bilgi biraz paranoyakça mı geldi size? Öyleyse gelin Tüketici Hakları Derneğine halkımızı bir dinleyin.


 Zamanınızı, emeğinizi ve kısıtlı olan kaynaklarınızı, birtakım uyanıkların , tekellerin yanıltıcı ve sakıncalı sonuçlar doğuran bilgilerine kanarak harcamayınız.




  Toplam Okunma Sayısı : 75 Yazar : AhmetYurtseven

 

Ey Tüketici
 Bu sefer tüketici haklarından bahsetmek yerine biraz sorgulama, inanmama ve karşı gelme gücünden bahsedeceğim. Çünkü bizler yaşamlarımızın her anında, tekellerin, güçlü kuruluşların...>>>
Tüketicilerin Abone iptal ettirdiğinde dikkat etmesi gerekenler
Abonelik ücretlerini bankadan otomatik ödeme talimatıyla ödüyorsanız, aboneliğin iptali halinde durumu bankaya da bildirerek ilgili otomatik ödemenizin durdurulmasını istemeyi unutmamalısınız....>>>
Bitkisel İçerikli Ürünler ve Alternatif Tedavi
Unutmayalım ki sağlık her şeyden değerli.Çağımızın bir hastalığı haline gelen her şeyi ticarileştirme mantığı sağlık alanına çok yüksek oranda yansımıştır. Saglık...>>>
Hadi Bakalım…
Bu seferki amacım direk bir mesaj vermekten çok, tüketicilerin sorgulamasına ve doğru düşünmesine yardımcı olmaktır.Herkesin başına gelebilecek aşağıdaki tüketici...>>>
>>> Tüm haberler...
keçiören düğün salonu keçiören toplantı salonu keçiören düğün salonları ankara düğün salonu keçiören nikah salonu ray dolap ankara mutfak dolabı ankara banyo dolabı ankara vestiyer ankara duvar ünitesi ankara gardrop ankara tv ünitesi ankara vestiyer duvar ünitesi tv ünitesi gardrop mobilya mobilya ankara bamya çorbası etli ekmek mevlana pide bıçak arası konya tandır kuzu tandır fotokopi makinası fotokopi web tasarımı ankara tercüme büroları tercüme ankara tercüme simultane tercüme yapı denetim firması fotokopi makinası kiralama fotokopi makinası satışı fotokopi makinası tamiri maurers orjinal maurers meksika biber hapı biber hapı acı biber hapı