Yazarlar  
Özkan Leblebici
Bölüm : Önceki Dönem THD Genel Merkez Yön.Kur.Üye.
Derece : Doktora
Fareler ve insanlar
 
 
Fareler ve İnsanlar
Fareler ve İnsanlar


Bu başlığı atmamın John Steinbeck’in ünlü romanı ile pek bir ilgisi yok. Bana bu başlığı düşündüren yaratıcı kişilik, Anakara Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Bir insanın sekiz yıl yaşadığı bir semtte kaybolduğunu duydunuz mu? Elbette nerede olduğunu bilememek anlamında değil, çıkış yolu bulamamak anlamında kaybolmaktan bahsediyorum. İnsanın kendisini işte böyle ilginç bir hikâyenin tam ortasında bulması, herkese nasip olabilecek bir macera değildir. Ama yöneticilerin beceriksizlerini gizlemek için halkın hafızasının zayıflığına güvendiği ve yönetici olarak görev yapmak üzere seçildiği süreci boşa geçirip seçimlere birkaç aya kala bütün imkânları iş yapıyor görünmek için harcadığı yerlerde bu tür bir olayla karşılaşmak tesadüf değil, ihtiyaç meselesidir. Eğer yerel yöneticilerin kamuoyu önünde son kozlarını oynamak ihtiyacı hissettiği bir kentte yaşıyorsanız, herhangi bir ihtiyaç halinde dışarı çıkmanız, sizi bu macerayla karşı karşıya bırakabilir.

Hepimiz televizyonlarda seyrettiğimiz, deney için çıkışına peynir konmuş bir labirentte çıkışı bulmak için çabalayan bir farenin şaşkın koşuşturmalarını hatırlarız. Acaba hiç o farenin yerinde olduğunuzu düşündünüz mü? Yıllardır yaşadığınız semtte sabah kalkıp arabanıza biniyorsunuz ve yola çıkıyorsunuz. Ama size hiç bilgi verilemeden farklı yolların kazıldığını ve bildiğiniz güzergâhın işlevsiz kaldığını görüyorsunuz. İlk tepkiniz, kızgınlıkla beraber nereden gidebileceğinize ilişkin bir merak oluyor. Aklınıza ilk gelen alternatif yola yöneliyorsunuz ama oranın da tamiratta ve kapalı olduğunu görüyorsunuz. Merak yerini kaygıya bırakırken kızgınlık aklınıza bile gelemiyor. Televizyonda seyrettiğiniz fareden farklı olarak daha önce defalarca geçtiğiniz yerleri bildiğinizi sanıyorsunuz ama bildiğinizin dışında bir trafik düzenlemesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Bir anda yaşadığınız muhitin yabancısı durumuna düşüyorsunuz. Sizi bu duruma düşüren yerel yöneticiler ise en küçük bir özür şöyle dursun, sizin ödediğiniz vergilerle size hizmet lütfettiğini düşünüyor.

Yerel yöneticiler halka en yakın yönetim birimleri olmalarından dolayı demokrasinin okulu olarak kabul edilirler. Görevleri halkın yerel ve ortak nitelikteki ihtiyacı olan hizmetlerin kesintisiz, düzenli ve verimli olarak verilmesidir. Kamu kaynaklarını harcamaları nedeniyle yerel yöneticiler, bu kaynakların harcanmasına karar verirken halka karşı sorumludurlar. Bu sorumluluk yerel yöneticinin halka karşı bir lütfu değil, ahlaki ve hukuki zorunluluğudur. Eğer yönetici kendini, onların paralarını onlar için harcama yetkisinden dolayı, halka hesap vermek zorunda hissetmezse ne olur?

Bu kapsamlı sorunun cevabını Ankara örneğinde görebilirsiniz: Belediye başkanı ideolojik bir saplantıyla kendisine belirli bir kitle tarafından verilen desteği, kendisini halka hesap verme sorumluluğundan kurtaran bir başkaldırı olarak algılar. Eğer kendisini o makama getiren ideolojik kamplaşma, toplumun kılcal damarlarına kadar sinmiş ve bütün kamusal işleyişe egemen olmuşsa, söz konusu başkaldırı önce ahlakı, sonra hukuku görmezden gelmeye başlar. Yönetici bir süre sonra sınırsız ve pervasız bir biçimde kendini tanrının yeryüzündeki temsilcisi gibi görür. Halka verilen dini içerikli mesajlarla istediğini hukuk tanımadan yapabileceğini ve kimsenin kendisine hesap soramayacağını zanneder. Bu düşüncesinde belirli bir dönem için haklı olabileceğini de kabul etmek gerekmektedir. Ama o dönem bittikten sonra neler olabileceğini ahlaki değerlerini kaybetmemiş insanların tahmin edebileceğini düşünebiliriz.

Yerel yöneticilerin hatalı uygulamalarını ve sorumsuz davranışlarını beğenmeyen insanlar için iki seçenek vardır. Birincisi tevekkül ile bütün yanlışlıkların sineye çekilmesi ve “kötünün iyisidir” düşüncesiyle gönülsüz bir kabulleniştir. Bu düşünce tarzı, bir Çin atasözündeki gibi “kaplana takılan kanat” etkisi yaratır ve yöneticinin pervasızlığını artırır. Ne yazık ki; toplumun büyük kısmında egemen olan ve hukuk tanımazlıklara zemin yaratan düşünce, bu tevekkül düşüncesidir. İkinci seçenek ise; yerel yöneticilerin halkın ödediği vergilerin, halkın yerel ve ortak nitelikteki ihtiyaçları için kullanılmasını sağlamaktan sorumlu bir kamu görevlisi olduğunu, seçimle işbaşına gelmekle birlikte halka hesap vermek zorunda olduğunu kabul etmekten geçer. İkinci seçeneğin kabulü halinde halk, kendisini yok sayan, kendisine bilgi vermeyen, kamu kaynaklarını heba ettiği raporlarla ve rakamlarla belgelenebilen bir yöneticiden hesap sormanın yollarını aramak durumundadır.

Bu noktada bireysel olarak gücünüzün yetmediğini düşünüyorsanız, sizin gibi ahlaklı ve hukuka saygılı insanların bir arada olduğu örgütlenmelere gitmeniz için koşullar oluşmuş demektir. Devlet dediğimiz yapı politik bir örgütlenme biçimidir. Bunun karşısında sivil toplumun örgütlü olması, bu politik yapının sınırsız ve sorumsuz olmaması için bir zorunluluktur. Örgütlenmekten kaçınmak bir tercihtir. Ama bu tercihin sonucunda günün birinde kendinizi bir labirentte peynire ulaşmaya çalışırken bulursanız, tercihinizden dolayı kimseyi suçlamayın. Her tercih bir vazgeçiştir ve bu vazgeçiş hak ve özgürlüklerinizden vazgeçmekse lütfen bunu başkaları adına da istemeyin…

Saygılarımla… 

  Toplam Okunma Sayısı : 3106 Yazar : ÖzkanLeblebici

 

Fareler ve İnsanlar
Bu başlığı atmamın John Steinbeck’in ünlü romanı ile pek bir ilgisi yok. Bana bu başlığı düşündüren yaratıcı kişilik, Anakara Büyükşehir Belediye Başkanı...>>>
Sorumlu Vatandaş Hareketi
Bir önceki yazımda tüketicinin tüketimden gelen gücünün etkin olarak kullanılabilmesinin yolunun, örgütlü ve bilinçli tüketici olmaktan geçtiğini vurgulamaya...>>>
Küresel Ticaret ve AVM
Dünyamızın “global köy” olarak tanımlandığı küreselleşme sürecinin en önemli etkisi, şüphesiz, üretim ilişkilerinde yarattığı büyük...>>>
Kolay Tüketmek Zor Üretmek
Tüketim alışkanlıklarımız, piyasa sisteminin devamlılığını sağlayan temel verilerdir. Bu nedenle bu alışkanlıkların ölçülmesi, takip edilmesi, değişikliklerin incelenmesi,...>>>
>>> Tüm haberler...

keçiören düğün salonu keçiören toplantı salonu keçiören düğün salonları ankara düğün salonu keçiören nikah salonu ray dolap ankara mutfak dolabı ankara banyo dolabı ankara vestiyer ankara duvar ünitesi ankara gardrop ankara tv ünitesi ankara vestiyer duvar ünitesi tv ünitesi gardrop mobilya mobilya ankara bamya çorbası etli ekmek mevlana pide bıçak arası konya tandır kuzu tandır fotokopi makinası fotokopi web tasarımı ankara tadilat tercüme büroları tercüme ankara tercüme simultane tercüme yapı denetim firması fotokopi makinası kiralama fotokopi makinası satışı fotokopi makinası tamiri maurers orjinal maurers meksika biber hapı biber hapı acı biber hapı